- bu mevzuyu gündeme ilk getiren: simon
savcı zekeriya özü tebrik etmek
savcı zekeriya özü tebrik etmek için istekli üyeler (10 kişi)
| - bu mevzuda tecrübeli kişi var verdikleri ortalama puan: 9.00 etiketler: diğer |
yorumlar, sorular, öneriler
savcı zekeriya özü tebrik etmek konusunda yorumun mu var?
bu sitede hayattaki tecrübelerini ve isteklerini başkalarıyla paylaşabilirsin.
istiyor.us! a üye olmak için buraya tıkla.
istiyor.us! a üye olmak için buraya tıkla.





ii bi iş yapıo zannımca. onun çaycısı olup belgelerini okumak istiyorum. ah ah merak kediyi öldürür :D
Tam bir “biz” ve “onlar” durumu çıktı ortaya.
“Biz” dediğimiz, Ergenekon’un darbe ortamı yaratabilmek için ortalığı kan gölüne çevirmek amacıyla kurulmuş bir örgüt olduğuna inananlar.
“Onlar” dediğimiz de, Ergenekon diye bir örgüt bile olmadığına, “şeriat getirmek” isteyen AKP’nin ve Fethullahçıların “muhalefeti” ezmek için bunları uydurduğuna inananlar.
“Onlar”ın siyasi partisi CHP.
CHP de zaten başkanının ağzından resmen “Ergenekon’un avukatı” olduğunu açıkladı.
İnsan bazen “körleşir” ve gerçekleri görmez, göremez, hatta görmek istemez.
Hemen “onların” kör olduğunu söylemeyeceğim.
Belki de, “Ergenekon vardır” diyen demokrat aydınlar kördür ve AKP’yle Fethullahçıların “büyük oyununa” alet oluyorlardır.
Ya da onların inandığı gibi “demokrat aydınlar”, Fethullahçılardan, AKP’den, Amerika’dan para aldıkları, çok zenginleştikleri, yalılarda oturup yatlarda gezdikleri için bu “oyuna” alet oluyorlardır.
Henüz çok zengin bir demokrat aydına rastlamadım ama diyelim ki hepimiz paraları alıp saklıyoruz.
Peki.
Şimdi bizim göremediğimiz şu Ergenekon’a “somut” biçimde bakalım.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, CHP örgütü, çeşitli gazeteler ve onların yazarları “kimin” avukatı bir sıralayalım.
Eski Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur’un avukatı hepsi.
Emekli Amiral Özden’in “günlüklerinin” yalan olduğuna inanıyorlar herhalde.
Gazeteci Mustafa Balbay’ın günlüklerinin de yalan olduğuna inanıyorlar.
Bu AKP’lilerle Fethullahçılar çok yaratıcılar, birisinin adına “gün gün, saat saat” günlükler yazabiliyorlar.
Buna da peki.
Eruygur’un “resmî” belge olarak hazırlattığı ve Taraf’ta yayınlanan “lahika” da yalan o zaman.
Ama bir sorun var, o belge “resmî”.
Belgenin kayıtları Genelkurmay’da duruyor.
Buna tam olarak ne söylüyorlar?
Ayrıca General Veli Küçük’ün de avukatlığını yapıyorlar.
Küçük’ün Ergenekon diye bir örgüte dahil olmadığına inanıyorlar demek ki...
Peki, Susurluk diye bir örgüte dahil olduğuna inanıyorlar mı?
Ona inanıyorlar da, “Küçük daha sonra hiçbir şey yapmadı” mı diyorlar?
Küçük’ün mafya reisleriyle ilişkilerine ve telefon konuşmalarına ne diyorlar?
“Onlar da uydurma” mı diyorlar?
Avukatlığını yaptıkları bazı Ergenekon sanığı subayların evlerinden cephaneler çıktı.
Buna ne diyorlar?
“O subayların evine kimseden habersiz AKP’lilerle Fethullahçılar cephanelikler yerleştirdi ve o subaylar bunun farkına varmadı” mı diyorlar?
Yoksa “onlar da Fethullahçı ama Ergenekoncuymuş gibi yapıyorlar” mı diyorlar?
Peki, Ergenekon’un içindeki JİTEM’e ne diyorlar?
JİTEM’in öldürdüğü Kürtlerin isimlerini ve hangi kuyulara atıldıklarını açıklayan “itirafçıların” söyledikleri yerlerde “kemiklerin” bulunmasına ne diyorlar?
“O Kürtleri aslında AKP’lilerle Fethullahçılar öldürüp gömdü, bunların yerini açıklayan itirafçılar da AKP’li” mi diyorlar?
Yargıtay, “şeriatçı” görüntüsüyle Danıştay’ı basıp bir yargıcı öldüren katilin Ergenekon’la ilişkisi olduğuna hükmedip, davayı Ergenekon davasına kattı.
Buna ne diyorlar?
Yargıtay da “AKP’lilerle Fethullahçıların eline geçti” mi diyorlar?
Güçlükonak’ta öldürülüp yakılanların kimlikleri “tertemiz” biçimde askerlerin cebinden çıktı?
Buna ne diyorlar?
“O askerler de AKP’li ve Fethullahçı” mı diyorlar?
SAT komandolarına komşu olan ve Bedrettin Dalan’a ait bir araziye gömülmüş bir cephanelik çıktı önceki gün, bununla ilgili olarak subaylar gözaltına alındı.
“O subaylar da aslında Fethullahçı” mı diyorlar?
“Askerî bir bölgeye kontrol noktalarından geçerek AKP’lilerle Fethullahçılar cephaneliği gömdü ve bunu subayların üstüne attı” mı diyorlar?
O subayların gözaltına alınmasına izin veren Genelkurmay’a ne diyorlar?
“Genelkurmay da AKP’li ve Fethullahçı” mı diyorlar?
Biliyor musunuz bazen insan körleşir ve gerçekleri görmez.
Belki “biz” körüz, Genelkurmay’ın resmî kâğıtlarına yazılmış belgelerin AKP’liler tarafından yazıldığını, “darbeci” generallerle işadamlarının, profesörlerin konuşmalarının AKP’lilerle Fethullahçıların yaptığı konuşmalar olduğunu, orduya ait o silahların ülkenin dört bir yanına AKP’lilerle Fethullahçıların eliyle gömüldüğünü, o silahları veren subayların da aslında AKP’li olduğunu, JİTEM’in adam öldürmediğini, o Kürtleri de AKP’lilerle Fethullahçıların öldürdüğünü kavrayamıyoruz.
Ya da...
CHP, bazı gazeteler ve yazarlar, “darbe hazırlığındaki büyük bir cinayet” şebekesini gözlerden saklayabilmek için olağanüstü bir çaba gösteriyorlar.
“Avukat” rolüne soyunarak bu şebekenin “işbirlikçiliğini” yapıyorlar.
Ya biz “satılmış” ve “sersemiz” ya da onlar ciddi bir cinayet şebekesinin yardakçıları.
Bunu anlamanın tek yolu somut olaylarla konuşmak.
Şimdi onlar anlatsın, resmî belgelerdeki “lahikaları”, “fişlemeleri”, “Genelkurmay’ın kullandığı STK’ları”, JİTEM’in cinayetlerini, Güçlükonak’ı, 33 askeri, Danıştay cinayetini, bulunan cephanelikleri, tutuklanan subayları, telefon konuşmalarını, Karargâh Evleri’ni, Özden’in ve Balbay’ın günlüklerini nasıl gördüklerini.
Anlatsınlar da bir anlayalım bakalım kim kör, kim işbirlikçi, kim suç ortağı...
A. Altan
savcı bey topluma mal olmuş insan diye ayrım yaparsa da gayrimeşru olur.Adalet sınıf farkı gözetmez.Devlet başkanı da olsa kendini savunacak.Davayı sulandıran doğan medyası ,esas enteresanlıkta medyanın gazına gelen yine ulusalcılar.
Akıllı insanlarda her zaman işini bilir.her şeye kanmaz
bu kadar demokratik bir ülkede paranoyaklaşmak kötü bir durum tabi. özgür yargıyı etkilmeye hatta karalamaya çalışanlar çıkması bizim gibi sapına kadar demokratikleşmiş bir ülkede akla gelebilecek son durum olsa gerek. insanlar nasıl olup da bir savcıya itibar etmezler.
jammer kullanan hakimler.. hiç olacak şey mi?
herşeye el atan ordumuz - Allah Allah!
Allah Allah naraları eşliğinde kalabalık dağıtan polise kim itibar etmez? böyle demokratik bir ülkede? herkesin hakını savunabildiği, işkencenin olmadığı, düşüncelerin örgürce havada uçuştuğu başörtüsünün serbest olduğu bir ülkede insanlar nasıl olur da sayın zekeriya öz e itibar etmezler?
poltikacılara ayrı bir web sitesi ayırmak lazım sanırım.
herşey bir tarafa suçlular acilen bulunup en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. hepsinin kökleri kazılmalıdır ama bunu yaparken biraz dikkat etmekten zarar gelmez kimseye.
konuşanlar bitmeyecek. onlara karşı dik durmak ayrı bir konu. yol doğru olsun elbet bitirilir bunlar.
sistem kitlendi bu orospu çocuğu sayesinde. bu davadan beraat da çıksa, mahkumiyet de çıksa kararı kabullenmeyen büyük bir kesim olacak. ilker başbuğ da dedi işte 'yargı bağımsız olmazsa, yargının üstünlüğü söz konusu değildir'. al sana asıl darbe ortamı. bu savcı olacak orospu çocuğu ve en büyük destekçileri fetullahçı piçler yüzünden tepemize asker oturacak. fethullah'ın cemaati ülkeyi demokratikleştiriyormuş. beyin amcıklaması dedikleri budur işte. köy imamlığı yapacak eğitimi olmayan bu fettoş amerikanın kucağına oturup uluslararası piyon olunca adam olduğunu sandı. amcık sen kimsin de türkiye'de ulus devlete, laikliğe yeni tanımlar getirmeye kalkıyorsun. türkiyelilikmiş, ılımlı islammış. ılımlı müslüman türkiyeliler siksin seni. laik olmasaydık da ortadoğulu 5. dünya ülkesi mi olsaydık. türk demeyelim türkliyeli diyelimmiş. neymiş kürt kimliğini yok saymışız da o yüzden dağa çıkmışlar, bu kadar kan akmış. bre dal yarak şimdi de türk kimliğini yok sayıyorsun, türkler mi dağa çıksın şimdi de. varoşlardan gelme kekolar devletin başına geçerse olacağı budur zaten. tüm türkiye'yi geldikleri yerlere benzetirler eninde sonunda. gasp, tecavüz tehlikesi olmadan sokaklarında yürünebilecek bir tane ilçede belediye alamadı istanbul'da bu zihniyet. kıça sürülecek kadar aklı olan, bu zihniyetin icraatını tebrik etmez, aynı tarafta bulunmaz.
türkiye de işini doğru düzgün yaparsanız vay halinize zekariye öz de bunlardan birisi bazı kesimlerin nefretini kazanmasına rağmen hukuk devletini ilke den ibaret olmadığını kapak yaparcasına gösteren bir savcımız göz altına alınışlar da belki eleştiri getirebilir ama bu ülke nin bir hukuk devleti olduğunu gösteriyor zira hukuk dışı fiil işleyen olursa aralarında bağımsız mahkelerimiz hakimlerimiz anayasaya hukuka kurallara ve hür vicdani kanaatlerine göre hüküm verir umarım hiç bir devlet organı veya grup cart curt yargımıza müdahale etmenden emir telkin tavsiye etmeden gerçekden bağımsız yargımız olduğunu ulasal ve uluslararası çevreye gösterir o yüzden onu içeri almış bunu içeri almış yok bu adam şucuymuş bucuymuş uzaa tebrikler sayın savcım
tebrik ederim sizin kadar göt bi savcıyı bu memleket görmedi..